top of page

TAHLİYE TAAHÜTNAMESİ NEDİR ? -Geçerlilik Şartları-

  • Yazarın fotoğrafı: Tarık Altıntaş
    Tarık Altıntaş
  • 9 Tem 2024
  • 3 dakikada okunur

Tahliye taahhütnamesi, bir kiracının, kiraladığı taşınmazı (örneğin, ev, iş yeri) belirli bir tarihte boşaltacağına dair mal sahibine verdiği yazılı taahhüttür. Bu belge, kiracının belirli bir tarihte taşınmazı tahliye edeceğini resmi olarak beyan etmesini sağlar. Tahliye tahannütnamesi, genellikle kiralama süresinin sona ermesinden önce ya da mal sahibinin talebi üzerine hazırlanır ve imzalanır.


Yazılı tahliye taahhütnamesinin geçerlilik unsurları, hukuki bir belge olarak kabul edilebilmesi için bazı şartları sağlamalıdır. İşte bu unsurlar:



  1. Kiracı tarafından düzenlenmiş olmalı: Tahliye taahhütnamesi kiracı tarafından kendi isteği ile düzenlenmeli ve imzalanmalıdır. Zorla veya baskı altında alınan taahhütnameler geçersizdir.

  2. Yazılı olmalı: Tahliye taahhütnamesi mutlaka yazılı olarak düzenlenmelidir. Sözlü taahhütler geçerli kabul edilmez.İspat açısından bu durum önem arz etmektedir.

  3. Kiracının ve mal sahibinin kimlik bilgileri: Belge, kiracının ve mal sahibinin tam isimlerini, TC kimlik numaralarını ve adreslerini içermelidir.

  4. Taşınmazın açık adresi ve tanımı: Kiralanan taşınmazın tam ve açık adresi ile tanımlayıcı bilgileri yer almalıdır.

  5. Tahliye tarihi: Kiracının taşınmazı boşaltacağı belirli ve kesin bir tarih belirtilmelidir. Bu tarih, kiracının kendi iradesiyle belirlediği bir tarih olmalıdır.

  6. Gönüllülük: Kiracının, belirli bir tarihte taşınmazı tahliye edeceğini özgür iradesiyle beyan etmesi gerekir. Bu beyan, baskı veya tehdit altında yapılmamalıdır.

  7. Tarafların imzaları: Hem kiracının hem de mal sahibinin (veya vekillerinin) imzaları bulunmalıdır. İmzaların karşılıklı olarak atılması önemlidir.

  8. Tarih: Belgenin düzenlendiği tarih belirtilmelidir. Kira sözleşmesinin başlangıç tarihiyle aynı olan taahhütler geçersizdir.

  9. İçerik: Belge, kiracının belirli bir tarihte taşınmazı tahliye edeceğini açık ve net bir şekilde ifade etmelidir. Anlaşılır ve hukuki terimlerden kaçınılmış bir dil kullanılmalıdır.


Tahliye taahhütnamesi, bu unsurları içerdiği takdirde hukuki geçerliliğe sahip olur ve taraflar arasında bir anlaşmazlık durumunda mahkemede delil olarak kullanılabilir.


Genel olarak gözden kaçırılan en önemli unsur, tahliye taahhütnamesinin gönüllülük esasına dayanması ve kira sözleşmesinin imzalanmasından sonraki bir tarihte yapılmış olması gerekliliğidir. Kira sözleşmesiyle birlikte yapılan tahliye taahhütleri geçerli kabul edilmez. Çünkü günümüzdeki ekonomik kriz, barınma sorunları ve düzensiz göç gibi unsurlar düşünüldüğünde, kiracıların kiraya verenin baskısı altında, temel anayasal haklarından olan barınma hakkına kavuşabilmek amacıyla kira sözleşmesiyle birlikte bu taahhüdü imzalamak zorunda kalmaları mümkündür.

Anayasa’nın 57. maddesi, devletin, vatandaşların konut ihtiyacını karşılayacak tedbirleri almakla yükümlü olduğunu belirtir. Bu bağlamda, kira ilişkilerinde kiracıların korunması ve barınma hakkının güvence altına alınması esastır. Kiracılar, barınma haklarını kullanırken, zorla veya baskı altında tahliye taahhüdü imzalamaya zorlanamazlar. Bu tür durumlarda verilen taahhütler, anayasal hakların ihlali anlamına gelir ve hukuken geçersiz sayılır.

Tahliye taahhütnamesinin geçerli olabilmesi için, kiracının tamamen kendi iradesiyle ve kira sözleşmesinin imzalanmasından sonra, özgürce bu taahhütte bulunması gerekir. Bu taahhüt, herhangi bir baskı veya zorlamadan bağımsız olarak, kiracının kendi isteğiyle ve bilinciyle yapılmalıdır. Aksi takdirde, kiracının barınma hakkı ihlal edilmiş olur ve bu durum, anayasal düzene aykırı düşer.


Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 16.03.2009 tarihli ve E. 2009/1430 K. 2009/4208 sayılı kararı “Ancak sözleşmenin 4.07. maddesinde fesih nedeni olarak öngörülen koşul Borçlar Yasasında düzenlenmemiş bir fesih nedeni olup bu yüzden 6570 sayılı Yasanın 7. maddesinin 1. fıkrasının a bendinde sayılan “yazılı tahliye taahhüdü” olarak kabul edilmeli, sözleşme kurulurken kararlaştırılmış bulunduğundan 04.10.1944 tarih 20/28 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında açıklanan nedenlerle geçersiz olmalıdır. Bu itibarla kiraya verenin sözleşmenin bu ko- şuluna dayanarak kira sözleşmesinin feshe imkanı bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekir...'' konuyla ilgili olarak Yargıtay’ın vermiş olduğu yerleşik içtihatlardan da anlaşılacağı üzere , tahliye taahhüdünün kira sözleşmesi ile birlikte alınmasının hukuka aykırı olduğunu ve bu taahhütlerin geçersiz sayılması gerektiğini vurgulamaktadır. Yargıtay, bu tür durumlarda kiracının baskı altında kaldığı ve iradesinin sakatlandığı kanaatine vararak, tahliye taahhüdünün geçersizliğine hükmetmiştir.

Özetle, tahliye taahhüdü, kiracının anayasal barınma hakkını güvence altına alacak şekilde, gönüllülük esasına dayanarak ve kira sözleşmesinden bağımsız bir tarihte verilmelidir. Kiracıların bu haklarının korunması, hukukun ve anayasal düzenin gereğidir.



 
 
 

Yorumlar


bottom of page